7 Haziran 2008 Cumartesi

@ Yeni ''Çalışma Grubu'':CÇG

Batı Çalışma Grubu’ndan sonra oluşturulan Cumhuriyet Çalışma Grubu’nun hazırladığı raporların en ilgi çeken bölümlerinden biri Ulusal Birlik Hareketi’nin oluşumunu konu alan raporu.

UBH’nin oluşumu, gelişimi, yapılan ve yapılacak toplantılar, alınacak kararların Jandarma Genel Komutanlığı Cumhuriyet Çalışma Grubu’yla görüşülerek hazırlandığı raporlarda açıkça görülüyor.

Bu raporlardan biri 19 Şubat 2004 tarihli Ulusal Birlik Hareketi STK Platformu adlı 114 sayfalık çalışma. Ulusal Birlik Hareketi lideri Prof. Bülent Berkarda’nın yapmış oldukları faaliyetleri, görüşmeleri bizzat Jandarma Genel Komutanlığı’nda kurulan CÇG’ye sunduğu, buradan aldığı direktifler doğrultusunda hareket ettiği, çalışmalar yürüttüğü de raporlarda açık bir şekilde görülüyor.

Cumhuriyet Çalışma Grubu’nun hazırladığı raporda Türkiye’nin sorunları İç siyaset, Dış siyaset, ekonomi ve eğitim başlıklarıyla değerlendirildikten sonra sorunların neler olduğu da sıralanıyor. İç siyaset başlığı altında “Medyanın siyasetin ve sermayenin elinde tek ses olması, tekelleşme, Kamu Yönetimi Temel Kanunu ve Yerel Yönetimler Kanunu, 28 Mart Belediye seçimleri, Devletteki kadrolaşma, Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer, Yargının gözden düşürülmesi, siyasetin yargıyı yıpratması, dokunulmazlığın kaldırılmaması, yolsuzlukla mücadelede siyasi tercihler, TÜBİTAK’ın özerkliğinin yok edilmesi, türbanın siyasi kullanımı, Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünün tartışılması, Güneydoğu sorunu, Apo’ya getirilmek istenen siyasi af, teröre karşı etkisiz kalma, Kemalizme karşı saldırılar, STK’ların durumu, yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimi, siyasi partiler yasası, seçim sistemindeki ülke barajı, temel sağlık hizmetleri” sıralanıyor.

Dış siyaset başlığında ise “AB ilişkileri, AB ilerleme raporu, AB sürecinde dil hakları, Kıbrıs’ta çözüm mü yoksa ‘ver kurtul’ mu, İncirlik üssünün durumu, Ulusal güvenlik zafiyeti, K. Irak’ta gelinen nokta, ABD’nin dinsel özgürlükler raporu, ılımlı İslam önerileri, Ermeni lobisinin faaliyetleri, sözde soykırım iddiaları ve uluslar arası destek, Ege kıta sahanlığı” sorun olarak ele alınıyor.

Cumhuriyet Çalışma Grubu’nun hazırladığı raporda eğitim sorunlarına da değiniliyor. “YÖK yasa tasarısı, eğitim birliğinin bozulması, 8 yıl kesintisiz eğitime darbe, Kuran kursları, İmam Hatip Liseleri, MEB ‘Sosyal Bilimler Lisesi’ kurulması girişimi ile Osmanlıca eğitimi, ders kitaplarında insan hakları projesi.”

Ekonomi bölümünde sorunlara çözümler getirebilmek ve bu kötü gidişe son verebilmek amacıyla 30 sivil toplum kuruluşunun Ulusal Birlik Hareketi adı altında bir platform oluşturduklarından bahsedip, “Ekonomiye IMF müdahalesi, Gümrük Birliği, gizlenen kredi anlaşmaları, maden yasaları, özelleştirme, Tüpraş, Telekom, Tekel…., İşsizlik” bu bölümde sorun olarak ele alınıyor.

Hazırlanan raporda Ulusal Birlik hareketine katılmaları için birçok STK’ya davet nitelikli mektuplar ve e-postaların gönderildiğinden bahsedilip “Bu mektuplarda UBH’nin ilkeleri, misyonu, amacı ve uygulama yöntemleri anlatılmakta ve bütün ulusal güçlerin harekete katılması istenmektedir” deniliyor.

Basına yansıyan bir takım konuşmaların da yer aldığı raporda, son toplantıda alınan kararlar da CÇG raporuna yansıyor. Alınan kararlar ise şöyle; “Genişletilmiş UBH toplantısının 28 Şubat 2004 cumartesi günü Baltalimanı tesislerinde yapılması, açıklanacak olan ‘sivil uyarı metninin’ gazetelerde yayınlanması, Ankara’ya yapılacak yeni ziyaret programının Mart ayına ertelenmesi, İ.Ü.ÇEV tarafından hazırlanan ‘4 Kasım’dan bu yana neler oldu’ kitabına UBH’nin katılması. Star TV, TV8, NTV ve Yön FM için belirlenen üyelerin temasa geçerek UHB sözcülerinin programlarda yer alması.”

Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı Plan Koordinasyon ve Güvenlik Dairesi Cumhuriyet Çalışma Grubu’nun Prof. Bülent Berkarda ve gelen heyetle görüştükten sonra konuyla ilgili hazırladığı değerlendirme bölümü ise şöyle; “Ulusal birlik hareketinin son faaliyetlerinin uygun ve yerinde faaliyetler olduğu, uyarılarımızın dikkate alındığı, ancak klasik sol anlayışın devam ettiği, merkez sağdan yönelen tepki oylarından güç alan iktidara karşı, merkez sağ tabana hitap edecek yaklaşımların daha sonuç alıcı olacağı değerlendirilmektedir.”